Kralın Kâbusu

 Herbert Beerbohm Tree (1852–1917) as King John in King John' by William ShakespeareBir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pire berber iken, deve tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken büyük bir ülkede çok kudretli ve kendisinden korkulan bir kral yaşarmış.

Bir gece kral kâbuslar içinde uyanmış. Adamlarına hemen rüya yorumcusunu çağırmalarını emretmiş. Rüya yorumcusu gelmiş ve kral rüyasını anlatmaya başlamış. Rüyasında bütün başak tarlalarının savrulduğunu, bulutların kayalar gibi yerlere çakıldığını, çok ama çok büyük felaketler olduğunu gördüğünü anlatıp korkuyla uyandığını anlatmış. Bunu duyan rüya yorumcusu endişeli ve üzgün bir şekilde:

“- Eyvah Kralım! Maalesef bütün sevdikleriniz ölecek, bir tek siz hayatta kalacaksınız” demiş.

Duydukları karşısında son derece öfkelenen Kral;

“- Hemen bunun kellesini vurun!” demiş.

Rüyasının halen doğru yorumlanmadığını düşünen kral başka bir rüya yorumcusu daha getirmelerini emretmiş. Kralın adamları derhal başka bir rüya yorumcusu getirmiş. Kral aynı rüyayı anlatmış. Rüya yorumcusu kralı iyice dinledikten sonra tebessüm ederek şöyle demiş:

“- Kralım bu çok güzel bir rüya! Korkulacak veya endişe edilecek hiçbir şey yok. Siz tüm sevdiklerinizin içerisinde en uzun ömürlü olacaksınız!”

Kral duyduklarından o kadar mutlu olmuş ki rüya yorumcusunu kese kese altınla ödüllendirmiş…

Sevgili okurlar aslında iki rüya yorumcusu da aynı şeyi dinlemiş, aynı şeyi anlamış ve her ikisi de aynı hakikati söylemiş. Ne söylediğiniz değil nasıl söylediğiniz çok önemlidir. Bu hayatta her şey söylenebilir, söylenemeyecek hiçbir şey yoktur hayatta.

Zaman zaman çevremizde “Geribildirim veriyorum almıyor, şunu yapıyorum, ediyorum, söylüyorum olmuyor!” gibi yakınmalarda bulunan insanları duyarız. Bunların hepsi sorumluluğu almamak demektir aslında. Ne söylediğinin ve özellikle de nasıl söylediğinin sorumluluğu kişinin kendisindedir. Bunun dış çevreyle hiçbir ilişkisi yoktur, kişinin kendisiyle ilişkilidir. Her zaman doğruyu söyleyin, ama bunu doğru şekilde söyleyin.

Zafer ÖNDER
Hikayeyi nakleden değerli ağabeyim Mustafa Çavuşoğlu’na teşekkür ederim.
Reklamlar